Muz Satmak İçin Şiddetli Yağmur Altında Bekleyen Amcanın Mutlu Biten Hikayesi

344 kez görüntülendi

Hayatım boyunca hep bir şeylerden utandım ben. Çocukken babamın annemi sevmeyişinden utandım, onları mutsuz gördükçe yüzümü hep başka tarafa çevirdim. Babam intihar etti, onun ölümünden utandım. Babamın intiharını kimseye anlatamadım. Sanki hiç olmamış gibi davranarak içimde bir daha kapanması zor olan yaralar açtım. Okulda yalnızlığımdan, buna rağmen sınavlardan yüksek aldığımda çalışkanlığımdan utandım. Birinin benden hoşlandığını düşündüğümde utandım. Sevilmeyi hak etmediğimi düşündüm ben. Üniversiteden birincilikle mezun olup ülkenin en iyi şirketlerinden birinde işe başladığımda utandım. Şirketin belki de en iyi, en çalışkan, en zeki çalışanlarından biriydim. Ama bunu göstermekten utandım.

Ben görülmekten, ben kendim olmaktan, ben sevilmekten utandım.

İşte belki de bu yüzden Kafedeki Kız oldum. İsmimi, yüzümü bile sakladım sizden. Çünkü hep dediğim gibi;

“Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.”

Ben hep saklanan Kafedeki Kız geçtiğimiz haftalarda saklanan, saklayan, utanan, utandıran bir başkasıyla tanıştım. O bana kendi hatalarımı hatırlatacak, o benim geçmişimden utanmamı sağlayacaktı.

Herkesin hayatını değiştirecek olan bir yağmur

Bundan birkaç hafta öncesi. Boş masalar var ama kafe yine de dolu sayılır. Meteorolojinin yaptığı dolu ve sağanak yağış uyarısı insanları korkutmuş olmalı. İnsanlar kendilerini evlerine, ofislerine hapsetmiş.

Kafedeki bu sakinliğe rağmen dört gençten oluşan bir masa kafeyi panayır yerine çevirmiş durumda. Sesli konuşmalar, gülüşmeler, kahkahalar… Diğer masalardaki insanlar bundan biraz da rahatsız. Sürekli kafalarını çevirip üniversite çağındaki bu gençlere bakıyor, cık cıklayıp önlerine dönüyorlar. Ama bizim gençler hayatından o kadar memnun ki onları umursamıyorlar bile.

Tam bu sırada hiç beklenmedik bir şey oluyor.

Hava önce sarıya, sonra zifiri karanlığa dönüyor, bir anda güneş açıyor, sonra yine sarı, yine kara derken gökten kocaman yağmur taneleri büyük bir hızla sokağın kaldırımlarına, kafenin camlarına, dışarıdaki masaların üzerine kulakları sağır eden bir gürültüyle düşmeye başlıyor.

Kafedeki herkesin hayatını değiştirecek olan yağmur tüm hızıyla yağmaya başlıyor.

***

Yağmurun başlamasıyla sokaktaki herkes bir yere kaçışıyor, dışarıdaki masalarda oturanlar içeri doluşuyor, arabalar ilerlemiyor, kediler miyavlamıyor, hayat yağmurla birlikte o anda sanki ebediyen duruyor.

Ama tek, tek bir kişi yağmurdan kaçmıyor.

Kafenin hemen karşı kaldırımında seyyar tezgahında muz satan amca milim kımıldamıyor. Tezgahtaki muzların üzerine kapanmış, kendi sırılsıklam olmasına rağmen onları canı pahasına koruyor.

Hiç düşünmeden kafenin önüne fırlıyor ve amcayı kafeye çağırıyorum. Ama gelmiyor. “Bunları bırakamam kızım, ekmek param onlar, sağ ol” diyor. Onu ikna edemiyorum.

Tüm kafe bu sıra dışı yağmuru unutmuş, muz satan amcayı izliyoruz. Birkaç dakika sonra yağmur şiddetini kaybediyor, insanlar tek tük olsa da yeniden sokaklardaki yerini alıyor.

Ama amca hala muzlarını, tezgahını bırakmıyor. Onlara sarılarak, gelip geçene satmaya çalışarak ıslanmaya devam ediyor.

İşte o anda beklenmedik ikinci bir şey oluyor.

Masada oturan gençler bir anda ayaklanıyor, kafeden büyük bir hızla çıkıp amcanın yanına koşuyorlar. Amcanın elinden muzları alarak hep birden muzları satmaya başlıyorlar. Öyle bağırıyor, öyle canla başla çalışıyorlar ki sokaktan geçen hemen herkes amcaya da acıyarak muz alıyor.

Kafenin içindeki bizler için bir tiyatro sahnesi gibi tüm yaşananlar. Herkes elindeki fincanı bırakmış, hemen önümüzde gerçekleşen bu inanılmaz olayı izliyor. Biraz önce ses yapıyorlar diye herkesin cık cıkladığı o çocuklara alkış tutuyorlar.

Ancak yine de bu işte bir gariplik var. Çünkü dışarıda gençlerin yağmurda ıslanan amcaya yardım edişlerini izleyen biri daha var.

O da arkadaşları dışarı koşarken masadan kalkmayan, hatta masanın kenarlarına titreyen parmaklarıyla sıkı sıkıya tutunan, hipnoz olmuş gibi, gözleri dolu dolu dışarıyı izlemeye devam eden genç bir çocuktan başkası değil.

Sanki kalkıp gitmek istiyormuş da bir güç onu orada tutuyormuş gibi bir hali var. Onda bir gariplik var, ama ne? Henüz bilmiyorum ama çok merak ediyorum.

***

Çocuklar on dakika gibi kısa bir süre içinde yaşlı amcanın tüm muzlarını satıp parasını ona teslim ediyorlar. Tüm gün çalışsa hepsini belki de satamayacağı muzların tümü bir anda bitiyor. Uzaktan bile amcanın mutluluktan, şükrandan ve şaşkınlıktan gözlerinin dolu dolu olduğunu görebiliyorum.

Çocuklar onu ikna etmiş olmalı ki birkaç dakika içinde amca gençlerle birlikte kafenin kapısından içeri giriyor ıpıslak kıyafetleriyle. Hepsinin yüzünde kocaman bir gülümseme var, masaya doğru hep beraber ilerliyorlar.

Ama tam masaya geldiklerinde hiç beklenmedik bir an yaşanıyor. Masada tek başına kalan çocukla muzcu amca birbirine uzun uzun, sessiz sessiz bakıyorlar. Gözleriyle konuşuyorlar. İkisinin de gözleri dolu. Biri bir kelime etse ikisi de bir anda ağlamaya başlayacak gibi.

İlk ağzını açan masada tek başına kalan genç oluyor, adamın ellerine sarılıyor ve “Özür dilerim” diyor. “Beni affet baba…”

Çocuğun arkadaşları başta olmak üzere hepimiz çok şaşkınız. Çocuğun ağzından çıkan “baba” kelimesi bizi yerle bir ediyor. Kafalarımızı karıştırıyor. Kendimizi bize unutturuyor. Dünyada sadece ikisi kalıyor.

Yaşlı amcanın dolan gözleri artık dayanamıyor ve az önceki yağmur gibi gözyaşları çağlamaya başlıyor. Önce korkakça omzuna dokunuyor genç çocuğun, ardından yüzüne, sonra saçlarını seviyor ve bir anda ona kocaman sarılıyor.

Neler oluyor?

“Ben seni hak etmiyorum baba. Ben seni hak etmiyorum”

Bu gözyaşlarıyla dolu sarılmadan sonra herkes masadaki yerine geçmiş, bir açıklama bekler durumdalar. Ben de ıslanmış, üşümüş amcaya koca bir fincan çay getiriyorum. Ama gözü onu görecek durumda bile değil.

Çocuğun arkadaşları soru üzerine soru soruyor, “Neler oluyor Hakan?” diyerek olan biteni anlamaya çalışıyorlar.

Genç çocuk artık dayanamıyor ve anlatmaya başlıyor:

“Arkadaşlar, az önce yardım ettiğiniz, muzlarını sattığınız adam benim babam. Öz babam. Evet, biliyorum size yalan söyledim. Size babamla annemin yurt dışında yaşadığını, şirketimizi oradan yönettiklerini söyledim. Yalandı. Aslında benim annem temizliklere giden bir kadın, babam da beni okutmak için sokakta meyve-sebze satan bir adam. Ama işte ben, ben onlardan utandım. Arkadaşlarımın ailemi böyle tanımasını istemedim. Yaptıkları işten, maddi durumumuzdan, oturduğumuz o köhne mahalleden utandım. Üniversiteyi kazandığım yıl onları, o evi terk ettim. Evi terk ettiğimden bugüne kadar da babamın yüzünü hiç görmemiştim. Silmiştim onları, kendi ayaklarım üzerinde durabilirdim ben, beni okutmak için o utandırıcı işlerine ihtiyacım yoktu. Ama babam ben onları hakaret dolu sözlerle terk etmeme rağmen benden hiç vazgeçmedi. Her dönem o yüklü üniversite harcımı benden habersiz ödedi. Ben istemesem de benim okumamı sağladı.

Az önce onun sokakta meyvelere nasıl sahip çıktığını görünce ancak anlayabildim onun benim için şimdiye kadar ne kadar çok fedakarlık yaptığını. Benim için, ailesi için nelere katlandığını. Onu terk edip ondan utanan oğlu için aslında neler yaptığını, beni aslında ne kadar çok sevdiğini…

Ben seni hak etmiyorum baba. Ben seni hak etmiyorum.”

Bundan sonrası tüm kafenin hep birlikte gözyaşı döktüğü bir kavuşma sahnesi. Meyveci Hasan Amca oğlunu affediyor, onu bağrına basıyor, onu çok sevdiğini, onu çok özlediğini söylüyor.

Baba-oğul kol kola kafeden çıkıyor. Yüzlerinde kocaman bir gülümseme…

Dışarıda güneş gökyüzünde parlamaya başlıyor. Çiçekler açıyor. Kelebekler uçuyor. Kediler yeniden miyavlamaya, arabalar yeniden hareket etmeye başlıyor.

Dışarısı mis gibi toprak kokuyor.

Güneş insanın içini ısıtıyor.

Muz Satmak İçin Şiddetli Yağmur Altında Bekleyen Amcanın Mutlu Biten Hikayesi Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Muzun faydaları dedi ki:

    Muz lif açısından oldukça zengin ve faydalı bir meyvedir. Peki, yararı saymakla bitmeyen muzun faydaları neler? Muz kabızlık yapar mı? Muz kilo yapar mı? Muz cinsel gücü artırır mı? İşte merak edilen bu soruların yanıtları…
    Muz, oldukça lezzetli ve sağlıklı bir meyvedir. Lif açısından oldukça zengin olan muz, sakaroz ve glikoz içerir ve vücudu besler. Muz, B1, B2, B6, C, D ve E vitaminlerini de içerir. Ayrıca sadece formda kalmak için enerji vermez, birçok hastalığı da önler.

    MUZUN FAYDALARI NELERDİR?

    Muz depresyondan korur: Depresyon geçiren kişiler arasında yeni yapılan bir ankette, bu kişilerin çoğunun muz yedikten sonra daha iyi hissetmeye başladığı saptanmıştır. Bunun nedeni ise muzun, vücutta serotonine (kişiyi rahatlatan ve genellikle mutlu hissettiren etkiye sahiptir) dönüştürülen bir protein olan triptofan içermesidir.

    PMS (Adet öncesi sendromu): Hapları unutun, muz yiyin! İçerdiği B6 vitamini kan şekeri düzeyini düzenler, bu da adet öncesi sendrom döneminde kişinin ruh halini değiştirebilir.

    Anemi (kansızlık) : Muz, kandaki hemoglobin üretimini canlandırır ve anemi durumunda yardımcı olur.

    Tansiyon: Bu eşsiz tropik meyveyi tansiyonu yenmede mükemmel kılan şey, son derece yüksek potasyum ve düşük tuz içermesidir.

    Beyin gücü: İngiltere’deki bir okulda yapılan araştırmada; 200 öğrenci sınavları boyunca kahvaltıda, molada ve öğle yemeğinde muz tüketti. Araştırma; potasyum dolu bu meyvenin, öğrencileri daha zinde tutarak öğrenmeyi desteklediğini gösterdi.

    Kabızlık: Muz içeren bir diyet, la ksatiflere (bağırsak çalıştırıcı ilaçlar) başvurmaya gerek kalmadan, normal bağırsak hareketini yeniler.

    Akşamdan kalma hali: Akşamdan kalma halinden kurtulmanın en çabuk yollarından biri, balla tatlandırılmış bir muzlu milkshake yapmaktır. Muz, mideyi yatıştırır. Süt sisteminizi yatıştırıp vücudunuzu yeniden hidrate ederken mide de balın yardımıyla, tükenen kan şekeri düzeyini toparlar.

    Ülser: Muz, yumuşak dokusu ve pürüzsüzlüğü nedeniyle bağırsak bozukluklarına karşı diyet gıda olarak kullanılır. Midedeki aşırı ekşimeyi etkisizleştirir.

    Isı kontrolü: Birçok kültürde serinletici bir meyve olarak görülen muz, anne adaylarının fiziksel ve duygusal sıcaklığını düşürücü etkiye sahiptir. Örneğin Tayland’da, hamile kadınlar bebeklerinin serin ısıyla doğmalarını sağlamak için muz yerler.

    Mide ekşimesi: Muzun, vücut üzerinde doğal bir antiasit etkisi vardır. Eğer mide ekşimesi çekiyorsanız, yatıştırmak için bir tane muz yemeyi deneyin.

    Sabah bulantısı: Öğünler arasında yenilen muz, kan şekeri düzeylerini yukarıda tutar ve sabah bulantısını önlemeye yardımcı olur.

    Sivrisinek ısırıkları: Böcek ısırığı kremine ulaşmadan önce, ısırıktan etkilenen bölgeyi muz kabuğunun içiyle ovmayı deneyin. Birçok kişi bu yöntemi, şişmeyi ve tahrişi azaltmada şaşırtıcı derecede başarılı buluyor.

    Sinirler: Muz, yüksek seviyede B vitamini içerir; bu da, sinirleri yatıştırmaya yardımcı olur.

    Aşırı kilo: Avusturya Psikoloji Enstitüsü’ndeki çalışmalarda, iş yerindeki baskının çikolata ve cips gibi rahat gıdaları yemeye neden olduğu saptanmıştır. Araştırmada, panikten kaynaklanan iştah artışını önlemek için kan şekeri düzeylerimizi kontrol etmemiz gerektiği ve her 2 saatte bir yüksek karbonhidratlı gıdalardan atıştırarak, seviyeyi sabit tutmamız gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerden dolayı muz, hastalıklar için doğal bir ilaçtır. 1 elma ile kıyaslandığında muz; 4 kat protein, 2 kat karbonhidrat, 5 kat A vitamini ve demir, 3 kat fosfor ve 2 kat daha fazla diğer vitamin ve mineralleri içerir. Ayrıca potasyum bakımından da zengin olan bu meyve, en değerli gıdalardan biridir.

    Enfeksiyon: Grip, nezle gibi enfeksiyonlara karşı vücudu korur.

    Kalp: Kalp kaslarını güçlendirir ve mide hastalıklarına iyi gelir.

    Sindirim: Sindirim bozukluklarını düzenler ve kandaki kolestrol oranını düşürür.

    Cinsellik: Muz, seks sırasında erkeğin enerjisini artırarak cinsel gücü artırır. Muz bromelain isimli bir enzim içerir. Bu enzim cinsel gücü ve libidoyu yükseltir. İyi bir B vitamini kaynağı olan muz, cinsel ilişki sırasında vücudun enerjisini yukarıda tutar.

    Saç: Saçların kırılmasını önler.

    Cilt: Cilt kanseri ve cildin kansere karşı olan mücadelesi sırasında muz büyük katkıda bulunur. Bu arada muz, cilt üzerinde bulunan siyah lekelerden kurtulmada da etkili olduğu biliniyor.

  2. sibel karayel dedi ki:

    Muz yüksek kan basıncını düşürür

    Yapılan çalışmalarda günde 3 tane muz yemenin yüksek basıncı ciddi bir şekilde düşürdüğü gözlenmiştir. Orta boyutlu bir muz yaklaşık olarak 422 mg potasyum içerir ve neredeyse hiç sodyum içermez. Yüksek Potasyum/Sodyum oranı, sodyumun kan basıncını yükseltme etkisini ortadan kaldırır. – – – – – –
    Muz sindirime yardımcıdır

    Muz çözünür ve çözünmez halde olan liflerle dolu bir gıdadır. Lif sindirimi yavaşlatarak sindirime yardımcı olduğu için vücudumuz için oldukça önemli bir besindir. Dolayısıyla, muz yemek daha uzun bir süre tokluk hissi vereceği gibi aynı zamanda kabızlık şikâyeti olanlar içinde yardımcı olacaktır.

    Güne daha enerjik başlamamızı sağladığından ve uzun süre tokluk hissi verdiğinden dolayı, hiç şüphesiz muz kahvaltı öğününde de kendisine yer bulmaktadır.
    Muz C vitamini açısından zengindir

    C vitaminini düşündüğümüzde aklımıza ilk olarak portakal ya da çilek gelir. Fakat bir tane muz, günlük C vitamini ihtiyacımızın %15 ini karşılayabilmektedir. C vitamini vücudumuzda ki serbest radikalleri etkisiz hale getiren bir antioksidandır. Serbest radikaller vücudumuzdaki hücreleri sürekli olarak parçalayan yüksüz atomlar, moleküller ya da iyonlardır. Ayrıca, C vitamini kan damarlarının sağlığı açısından da önemlidir ve kasları, kemikleri ve diğer dokuları bir arada tutan ‘kollajenleri’ üretir. – – – – – –
    Muz, sindirim (gastrointestinal) sisteminin daha sağlıklı olmasını sağlar.

    Muz, sindirimi kolay olduğu için sindirim sistemi için rahatsız edici bir yapıda değildir. Aslında, muz sadece sindirimi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda sindirim kanalını rahatlatır ve ishalden sonra kaybedilen mineralleri depolar. Bu yüzden muz, bebeklere sunulan ilk katı besinlerin başında gelir. Bu özelliklerinden dolayı muz, BRAT (İngilizce’de muz, pirinç, elma püresi ve kızarmış ekmek kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş bir kısaltma) diyetinde başrolü oynar. – – – – – –
    Muz kalp ve damar sağlığını düzeltir

    Muz gibi lif açısından zengin gıdaları tüketmek kalbimiz için oldukça yararlıdır. Yapılan çalışmalara göre, yüksek lifli gıdalar içeren diyetleri uygulayan insanların daha az kalp ve damar hastalıkları ve kalp krizi riski altında oldukları saptanmıştır. Muz da bulunan özellikle çözünebilir lif, kalp hastalığı riskinin azalması ile ilişkilendirilmiştir.
    Sağlıklı ve dengeli bir diyet vücudumuzun ihtiyacı olan gerekli vitaminleri, mineralleri ve antioksidanları sağlar. Bu diyeti bir veya iki muzla tamamlamak vücudumuz için ekstra 4–8 g lif kaynağı demektir. (Her bir muz için 4g lif)
    Muz sağlıklı hücreleri oluşturmanıza yardımcı olur

    Muz B6 vitamini açısından zengin bir besindir ve bir muz vücudumuzun B6 vitamini ihtiyacının yaklaşık olarak %20 sini karşılar. B6 vitamini, sağlıklı hücreler oluşturmak için vücudun insülin, hemoglobin ve elzem olmayan ( insan vücudu tarafından sentezlenen) protein salgılamasını sağlar ve ayrıca hastalıklarla savaşan antikorların üretilmesine de yardımcı olur. Belki de baştan beri yanlış söylüyoruzdur: “Günlük bir tane muz, doktoru evden uzak tutar”
    Muz, atletik performansı arttırır

    Eğer sporcular neden muzu çok seviyor diye merak ettiyseniz, işte size cevabı: Muz kasların kuvvetini artırırarak antioksidan ve diğer vitaminleri temin eder. Appalachian State Üniversitesi İnsan Performansı Laboratuarında yapılan bir çalışmaya göre, pedal çevirme sırasında her 15 dakikada bir yenilen yarım muzun, 15 dakikada bir içilen karbonhidrat içerikli bir içecek kadar etkili olduğu görülmüştür. Ee… Jamaikalı koşucu Yohan Blake’in günde 16 adet muz yediğini söylemesine şaşırmamak gerek.. – – – – – –
    Muz, kansızlıkla savaşır

    Kansızlık kırmızı kan hücrelerinin veya kandaki hemoglobinin azalmasından kaynaklanan, yorgunluğa, solgunluğa ve nefes darlığına neden olan bir hastalıktır.
    Demir açısından zengin bir kaynak olduğundan dolayı, muz tüketimi hemoglobin salgılanmasını düzenleyerek kansızlıkla savaşmamızı sağlayabilir.
    Dahası, muzda bulunan B6 vitamini kandaki glikoz seviyesini ayarlar ve böylece yukarıda saymış olduğumuz, kansızlıktan dolayı oluşan, yorgunluğun, solgunluğun ve nefes darlığının iyileşmesine yardımcı olur.
    Muz, açlık hissini bastırır

    Muzun açlık hissini bastırması sadece tokluk hissi vermesinden dolayı değil aynı zamanda güzel kokusundan da kaynaklanmaktadır. Evet, doğru duydunuz! Muzun kokusu iştahımızı ve açlıktan hissini bastırır. Chicago’da bulunan Koku ve Tat Uygulama ve Araştırma Kurumu’ndan Dr. Alan Hirsc tarafından yapılan bir çalışmaya göre açlık durumunda muz koklamak, beyninize onu çoktan yediğinize dair telkinler verebilir. – – – – – –
    Muz, ruh halinizi düzenler ve mutlu hissetmenizi sağlar

    Orta boy bir muz yaklaşık olarak 27 mg magnezyum içerir. Bu mineral ruh halinizi düzenleyerek rahat bir uyku çekmenize yardımcı olur. Erkeklerin ve kadınların günlük olarak sırasıyla 420 mg ve 320 mg magnezyum almaları gerekmektedir. Eğer magnezyum eksikliğiniz varsa, sıkıntı, sinir, depresyon ve diğer ruhsal rahatsızlıklardan muzdarip olabilirsiniz. Birçoğumuzun günlük olarak yeterince magnezyum almadığını düşünürsek, günde bir tane muz yememizde oldukça fayda vardır.
    Bonus: Muzun sağlık dışı faydaları

    Ayrıca bilmelisiniz ki kurutulmuş ve öğütülmüş muz kabukları bahçede ekilen fide ve yapılan yeni tesisler için harika bir bitkisel yastık görevi görür. Muzlar aynı zamanda biricik köpekleriniz içinde mükemmel denilebilecek kadar güvenli ve sağlıklı bir gıdadır.

    Bitmedi! Eğer sağlıklı gülüşler için can atıyorsanız, dişlerinizi muz kabuğuyla beyazlatmaya ne dersiniz? Yanlış duymadınız! Dişlerinizi fırçaladıktan sonra muz kabuğuyla 2 dakika kadar dişlerinizi ovalamanız, dişlerinizi beyazlatarak harika gülüşlere kavuşmanızı sağlayacaktır.

Yorum Yaz

*

Yukar k
sitemin degeri ne kadar
Forumlarda Ara